RAKININ TARİHİ
Rakının ilk kez nerede kimler tarafında üretildiği kesin olarak belgelerle
belirlenememiştir. Ancak rakının ilk kez Osmanlı topraklarında üretildiği
neredeyse tüm dünya ülkelerince kabul edilmektedir. Hemen hemen tüm
ansiklopedilerde rakının bir Türk içkisi olduğu belirtilir.
Türk rakısı zamanla Osmanlı topraklarında yaşayan insanlarının da damak zevki
ile bugünkü karakteristik özelliklerine ulaştırılmış ve üretimi
tekelleştirilmiştir.
Türk rakısının bugünkü özellikleri ne Yunan rakısı Uzo ne de uzak Doğu içkisi
olan arakta bulunabilir. Ayrıca sakız rakısı Mastikanın ilk kez ülkemizde
üretilmiş olduğu tarihi bir gerçektir.
Yunan içkisi 'Tsipouro'(üzüm posası) geleneksel aile işletmelerinde, bölgeye
göre farklı adlarla üretilmektedir. Tsipour, Grappa,raki gibi..Tsipouro önceleri
üzüm posası için kullanılmış daha sonra destilatı için kullanılmıştır. Grappa
üzüm salkımı anlamına gelen Latince bir kelimeden gelir.
Bazilarina göre ilk raki Balkanlar ve Ege adalarinda erikten yapilan Ouzodur.
Tadi Türk rakisina benzeyen bu içkide anason bulunmaz. Bazilari ise Japonlarin
pirinçten ürettikleri Sakenin rakinin babasi oldugu görüsünü savunsalar da
rakinin Anadoludaki öyküsü 300 yil öncesine dayaniyor.
Rakı Yunanlıların Osmanlı egemenliği altındayken aldığı bir kelimedir, Türkçeden
gelir. Yunan ansiklopedilerinde Yunanlıların geleneksel içkisi Uzo nun mucidi
Kirios Stavrakis adlı bir Osmanlı Doktoru olarak gösterilmiştir.
RAKI NASIL İÇİLİR ?
Rakı; sek içilebileceği gibi, içine yarı yarıya su veya maden suyu ilavesiyle,
ama mutlaka soğuk olarak içilir (8-10ø)
Rakı içiminde kullanılan düz silindirik bardak, rakı-su bileşimindeki büyülü
beyazlamanın keyifle izlenebilmesi için idealdir.
Aperatif olarak da alınabilen Rakının Türk içim geleneğine uygun olarak çilingir
sofrasının özgün soğuk ve sıcak mezeleriyle içilmesi, soğutulmuş bardağın 1/3nin
rakıyla, 2/3sinin suyla doldurulması tavsiye edilir.
Buz, sadece rakı sulandırıldığı zaman konulur. Buz direkt olarak rakıya
konulduğunda aroma maddelerini kristallendirerek rakının tadını bozar.
Punch
Davetlerin içkisi olarak tanımlanan punchlar, pratik hazırlanışlarının yanı
sıra, farklı tatlarıyla hafif içkilerden hoşlananların gözdesidir. Portakallı ve
vişneli olarak hazırlanan punchlar, bahar partileriniz için ideal.
Yazın açık hava partilerinin değişmez lezzetlerinden biri olan punchlar, çok
soğuk ya da çok sıcak olarak servis yapılır.
Bir tek ana içkiyle ve genellikle cin, votka, kanyak, rom, arak veya viski
kullanılarak hazırlanan punchlara meyva suları, krema, çay, dondurma ve çeşitli
likörler de ilave edilir.
Rendelenmiş, dilimlenmiş veya ufak parçalar halinde doğranmış taze mevsim
meyveleri ile süsleyebileceğiniz portakallı ve vişneli punchlar pratik
hazırlanışlarının yanı sıra farklı tatlarıyla hafif içkilerden hoşlananların
tercihidir.
Bira
BİRA NASIL İÇİLİR ?
Bira güneş gören yerlerde tutulmamalıdır. Sıcak yerlere bırakılmamalıdır.
Birayı donduracak şekilde soğutma yapılmaz ve soğutma işleminde buz kullanılmaz.
Derin dondurucuya kısa bir süre de olsa bırakılmaz.
Aşırı derecede soğutulan biranın kendine has tadı ve lezzeti gider. Köpürmez.
İdeal bira 4 ila 8 derece arasında olmalıdır.
Bira servis edilirken şişe sallanmamalı, köpürtülmemeli, şişenin kapağı çabucak
açılmalıdır.
Bira bardağa konarken , bardak hafifçe eğilmeli, sakince bardağa konmalıdır.
Bira bardakları sabunlu suyla yıkanmaz. Tuzlu veya sodalı suyla yıkanmalı ve
kurulanmamalı. Kendi halinde kurumaya bırakılmalıdır.
Bira kalaysız kaplarda servis edilmez.
Ağzı açık kalan bira çabuk bozulur.
Ağzı iyice kapatılmamış bira kesilir.
Büyük bira bardaklarında bira uzun süre de kalsa lezzetinden pek bir şey
kaybetmez.
BİRA NASIL SAKLANMALIDIR ?
Bira -2 derecede donar.
Bira hoş tadı ve ferahlatıcı özelliği yanında , içerdiği kalori ve vitaminler
nedeniyle besleyici bir içkidir.
Bira direk güneş ışığına maruz bırakılmamalıdır.
Biranın üretimi ve korunması çok zordur.
Bira içerdiği vitaminler nedeniyle ve alkol derecesi düşük olduğundan her türlü
kimyasal ve fiziksel etkilerden çok çabuk etkilenirler ve bozulurlar.
Her ne kadar bira çok özenle hazırlansa da çok kısa bir sürede bozulabilirler.
Bira stoklandığı yerde güneş ışığını görmemelidir.
Nemli ortamlarda bira kutuları paslanabileceğinden , biralar nemli ortamlardan
uzak tutulmalıdır.
Biranın stoklandığı yer en çok 25 derece , en az 0 derece olmalıdır.
Sürekli soğutulup ısıtılan bira çabuk bozulur.
İki kere soğutulup oda sıcaklığına bırakılan bira bulanır ve tortulanır.
Tekel birasının ideal içme sıcaklığı 6-8 derece arasıdır.
Aşırı sıcaklık biranın tadını garipleştirir.
Düşük sıcaklıklar biranın aromasını ve bukesini gizler.
Bira bardakları sodalı ılık suda yıkanır.
Deterjan ve sabunla yıkanmış ve iyice kurulanmamış bira bardakları biranın
köpüğünü keser.
Fıçı biralar 5-7 gün içinde bitirilmelidir.
Şişe biralar 3-6 hafta içinde tüketilmelidir.
Şarap Servisi
Bardak seçimi
Hiçbir şarap düşkünü renkli cemdan yapılmış bardaktan içmez. İyi bir şarap
bardağı, şeffaf, sade camdan oluşmalı ve lale şeklinde olmalı. Ve her nedense
şarap ince camlı bardaklarda daha lezzetlidir. Bardağın boyutu da önemli, çünkü
şarabın aroması üzerinde birikmelidir.
Mükemmelliyetçiyseniz çeşitli şarap tipleri için tasarlanan bardaklardan
alabilirsiniz- Chardonnay bardağı, Bordeaux bardağı gibi. İster inanın, ister
inanmayın, şarabın tadı bardağa göre değişecektir. Büyük bir bardak
kolleksiyonuna gerek yok. Şampanya ve köpüklü şaraplar için uzun, üstü dar, lale
biçimli bardak bulundurun. Kabarcıklar dar yüzeyden kolay kaçmaz.
Ayrıca büyükçe, lale biçimli, ince bardaklar ( bilinen kırmızı şarap bardağı
tipinde) her çeşit şarap için kullanılabilir.
Büyük bardak, çok içeceğiniz anlamına gelmez. Bardak nasıl olursa olsun, ancak
2/3si doldurulmalı. Büyük bardak-2/3 kuralı, sherry ve porto şarabı için de
geçerli, ama daha küçük bardak kullanmanızı tavsiye ederiz.
Farklı şaraplar arka arkaya içildiğinde, bardakları değiştirmeyin. Yeni şarabı
bardağa döküp çalkalayıp için ve yeni şarabı servis edin. Bardakları ancak çok
resmi yemeklerde ya da çok koyu kırmızıdan beyaza geçişte değiştirin.
Bulaşık veya karton kokan bardaklar, şarabın tadını bozar. Şarapları her zaman
temiz, sabunsuz suyla durulayın ve temiz havlu ile kurutun. Bardak dolabınızı
asla cila ya da diğer temizleme malzemeleriyle silmeyin. Bardakları dikey
şekilde saklayın.
Isı
Şarabın derecesini ölçmeye gerek yok. Ama şarap keyfinizi fazlasıyla sıcak veya
soğuk bir şarapla bozabilirsiniz.
Beyaz ve pembe şaraplar, soğuk olarak daha lezzetlidir. Daha taze olurlar.
Dolgun, alkol oranı yüksek beyazlar hafif ılık içilmeli: pahalı Chardonnay,
kaliteli Burgundy, Avustralyalı Semillon gibi şaraplar sunulmadan 10 dakika önce
buzdolabından çıkartılmalı.
Daha hafif ,ucuz ve tein düzeyi düşük kırmızılar, yazın bir parti veya piknikte
de soğuk içilebilir. Beaujolais veya Beaujolais-Villagesi, hafif Loire
şaraplarını, Bardolino gibi Kuzey İtalyan kırmızıları ve ucuz Valpollicellayi
soğuk olarak deneyebilirsiniz. Daha ağır, tein oranı yüksek kırmızılar için bu
mümkün değil. Tein, soğuk çaya acı bir tat verir, şaraptaki tein de öyledir.
Oda ısısı bu zengin kırmızılar için en uygunudur. Acil durumlarda ne yapılmalı?
Soğutma sıvısıyla çalışan şarap soğutucuları, 10 dakikida istenilen serinliği
getirir. Buz kovası da ayrı bir seçenektir. Kovaya buzla beraber su da ekleyin,
buzlu su daha iyi soğutur. Şişeyi kısa süre için buzlukta tutabilirsiniz, ama
şişeyi unutmayın- patlamış şişenin parçalarını toplamak pek eğlenceli değil.
Birbirinden farklı şarapların servis sırası yemeğe göre değişir. Kırmızı şarap,
başlangıç için, beyaz şarap ana yemekte sunulabilir. Ancak tatlının yanında
kırmızılar ve sek beyaz şaraplar sert ve tatsız olur. Deneyin ve görün. Tatlı
şarap, puding veya tatlı ile birlikte sunulabilir. Eğer peynir de servis
edecekseniz, Fransız usulü puding- öncesi -peynir tabağını kırmızı şarapla ikram
edin. Ya da İngiliz usulü Peynir-öncesi-pudingi porto şarabıyla sunun.
Ne zaman açılır?
Eski şarap geleneğine göre, kırmızı şaraplar içilmeden bir saat önce açılmalı.
Böylece şişe kokusu olarak adlandırılan sulfit karışımı gider, şişeye hava girer
ve şarap yumuşar.
Karaf / Şarap sürahisi
Şarap sürahisi, tortulardan kurtulmak için tercih edilebilir. Tortu, şarapla
karıştırıldığında bulutlu görünüm verir. Ancak günümüzdeki çoğu şarap tortu
oluşturmaz. Modern şaraplar, tazeyken içilir, tortunun oluşması için ise zamana
gerek var.
İstisnalar var: Pahalı ve olgun Porto, Bordeaux, Rhone, Barolo, Cabernet
Sauvignon gibi çeşitler, tortu bırakmaya yatkın. Tortu, doğal tuz, tein ve
boyadan oluşur. Taze, pahalı kırmızı şarapta da tortu kalite işaretidir (şişeyi
iade etmeyin). Tortulu şarap, daha az işlenmiştir. Bu şarap tiplerini karafa
aktarabilirsiniz.
Şarap nasıl tadılır ?
Şarabın tadını çıkarmanın en iyi yolu, düşünerek içmektir. Siz de, şarabı sadece
yutanlardan mısınız? İçkinin keyfini çıkarmak için, şarabı ağızınızda gezdirin,
farkı anlayacaksınız.
Bazen şarap rengini kestirmek için bardağını ışığa tutan insanlar görürüz. Taze
beyaz şarap açık, neredeyse renksiz olmalı. Meşe fıçılarında olgunlaşmış beyaz
şarap, altın renkte olabilir. Altın renkli taze beyaz şarabın kalitesi düşük
olabilir. Taze kırmızı şarap, pembemsi, hatta morumsu bir tona sahip olmalı.
Eğer sarı veya kahverengine dönüştüyse, şarabı iade edin. ( kontrol ederken,
şişeyi beyaz ışığa tutun, sarı ışığa değil).
Koklamak. Bu, alarm sisteminizdir. Bünyenize asla sokmak istemeyeceğiniz
şaraplar vardır. En iyisi, bardağı sapından tutup şarabı hafifçe çalkalayın. Ama
dikkat edin! Bardağın ancak 1/3ü dolu olmalı. Özellikle kırmızı şarapsa ve
üzerinize beyaz kıyafet giydiyseniz. Peki, neden çalkalayacaksınız? Aroma
molekülleri, şaraptan ayrılmalı ve burun deliklerinize doğru hareket etmeli.
Şarabı ağzınıza aldığınızda dil devreye girse de, tatmak ve koklamanın büyük
bölümü burunda gerçekleşir.
Dil, burundan daha az sofistikedir. Sadece dört veya beş tadı ayırt eder: tatlı,
tuzlu, ekşi ve acı. Beşincisi ise Japonya' da keşfedilen umami, yani kurutulmuş
mantar veya peynirde olan lezzet. Bunun dışında her şey burundaki koku
alıcılarında gerçekleşir. Bu yüzden, soğuk algınlığı geçirdiğinizde portakal
suyunu ananas suyundan ayırt edemezsiniz. Diliniz, tatlılığı ve ekşiliği
anlayabilir.
Sonunda şarabı ağzınıza alın. Sakın yutmayın! Düşünün! Şimdi en zor bölüme
geliyoruz. Şarabı ağızda tutarken, hava girmeli. Böylece aroma molekülleri,
burnun koku alıcılarına gider. Henüz yutmayın. Lezzeti düşünün.
Şarapta neyi arıyorsunuz? Şaraba bağlı, ama hepsinde meyvemsi bir öz olmalı.
Turunçgiller( limon, greyfurt, portakal vb.), kırmızı meyve (frambuaz, çilek,
kırmızı frenk üzümü), siyah meyve (siyah frenk üzümü, böğürtlen) tadı olabilir.
Asit oranı, tatlılık, fermantasyon, ya da meşe fıçılarında olgunlaşma hakkında
düşünebilirsiniz. Meçe fıçısı, şaraba vanilyalı tat verir. Tein maddesi, ağız
buruşturucu bir etki bırakır. Tein, dengeli oranda mevcut ise, kırmızı şarabı
kaliteli şekilde olgunlaştırır. Ancak yeterli miktarda meyve özü de bulunmalı,
yoksa şarap fazlasıyla sert olur.
Denge en önemli faktördür. Pahalı bir şarapta keşfedilecek birçok lezzet
bulunmalı. Yutulduktan veya tükürüldükten sonra ağızda tat bırakmalı, buna
uzunluk denir.
Scotch Viski
Piyasada kaç çeşit Scotch viski bulunuyor? Dünyada 2500den fazla Scotch viski
çeşidi satılmakta. Çoğu sadece belirli bölgelerde ya da özel kulüplerde satılır.
En iyi harmanlar hangileridir? Zevke göre değişir. Piyasadaki tanınmış markalar
tecrübeli uzmanlar tarafından harmanlanır. Böylece tüketici, malt ve tahılın en
iyi şekilde harmanlanmış favori içkisini rahatlıkla yudumlayabilir.
Bazı scotch viskilerde dumanlı bir tat vardır. Bunun nedeni nedir? Bazı
viskilerin dumanlı tadı taze maltı kurutan bataklık kömürü ateşinden
kaynaklaniyor. Malt bu işlemden sonra öğütülür ve ezilir.
İki Scotch viski çeşidi arasındaki fark sadece kokusundan anlaşılır mı? Evet, bu
mümkün eğer yeterli tecrübeye sahipseniz. Viski firmalarında çalışan uzmanlar
kokuyu takip ederek ürün geliştirirler. Genelde viskiyi bardakta koklamak
yeterli. Uzman olmayan tüketici, ancak devamlı deneyle tecrübe edinebilir.
En iyi Scotch viskisi kaç yıllık olmalı? Belli bir yaş şaptamak mümkün değil.
Genelde malt viskileri, tahıl viskilerinden daha geç olgunlaşır. Büyük Britanya
ve AB yasalarına göre Scotch viskisi en az 3 yıllık olmalı. Buna rağmen
firmalarda daha uzun süreli olgunlaştırma metodları yaygın. Malt viskileri,
normalde 10 yıl veya daha fazla bekletilir. Harmanlanmış viskilerin yaşını
belirlemek için harmandaki en genç sek malt veya tahıl viskisi baz alınır.
Şişelenmiş Scotch viskisi etkisini kaybeder mi? Şişelenen viski, etkisini asla
kaybetmez.
Scotch viskisi, damgalanmış bir şişenin içinde olgunlaşmaya devam eder mi?
Hayır. Damgalanan şişeye oksijen giremediğinden devam eden bir olgunlaşma
yoktur.
Viski, parlaklığını hangi nedenlerden dolayı kaybeder? Eğer viski çok soğuk
ortamlara maruz kalırsa bulanık bir görünüm alır, ama bu bulanıklık normal
ısılarda kaybolur. Viski, eksi derecelerde dondurulduğunda bir tortu oluşur. Bu
tortu, filtre edilirse, viski bütün ısılarda parlak kalır. Ne yazık ki
filtreleme metodu tat kaybına yol açar.
Viski hangi ısılarda sunulmalı? Bu tamamen kişisel tercihlere bağlı. Kuralı
yoktur. Büyük Britanyada genelde oda sıcaklığında sunulur, ama okyanus ötesi
ülkelerde buz katılır.
Scotch viskisinin buketi ısıtmayla daha kaliteli mi olur? Hayır. Isıtma, sadece
aromanın daha çabuk ortaya çıkmasına neden olur.
En iyi viski bardağının şekli nasıl olmalı? Büyük bardak veya kadeh en iyisi,
özellikle buzla içilen viskiler için. Tadı daha kaliteli kılan bir bardak şekli
yoktur. Buna rağmen, birçok viskisever üst kısmın alt kısımdan dar olan balon
şekli bardağı tercih eder. Bu şekilde yudumlamadan önce buketin keyfini çıkarmak
mümkün.
Scotch viskisi, hangi ölçülerde satılır? 1994ten itibaren Scotch viskisi, cin,
votka ve rom, 25ml veya 35mllik ölçülerde satılır. Lisanslı bar sahipleri,
sundukları ölçuleri barda belirtmeli.
Scotch viskisinin etiketi, hangi bilgileri içermeli? Sıvı ölçüsü, örneğin 70cl,
ve alkol oranı, örneğin 40% vol ,ayrıca viskiyi şişeleyen firmanın ismi ve
adresi etikette olması gereken bilgilerdir.
Viskiye buz katmak tadı bozar veya daha iyi hale getirir mi? Bu, kişisel tercih
meselesidir. Aynısı, soda ya da başka meşrubatları viskiyle karıştırmak için
geçerli.
Bazı insanlar neden viski şişesini açmadan önce ters çevirir? Bu gereksizdir.
Viskinin kalitesi bu şekilde arttırılmaz çünkü şişenin dibinde önemli maddelerin
birikmesi söz konusu değil. Harmanlanmış viski, şişenin üst ve alt kısmında
aynıdır. Kokteyl karıştırma alışkanlığı şişenin ters çevrilmesi için bir neden
olabilir.
Viskiyi istiridye ve kabuklu deniz hayvanlarıyla birlikte içmek zararlı mıdır?
Hayır. Bu eski bir batıl inançtır.
Scotch viski ile cin arasındaki fark nedir? İkisi de içilebilir sert alkollü
içkilerdir, ama yapım metodları ve içerdikleri maddeler farklı. Karakterleri,
tatları ve ikincil içerikleri farklı. Cinin içki bazının tadı yoktur. Tahıl
ezmesinden destilize edilir, sonra ikinci kez damıtılarak arıtılır ve ardıç
esansı ile diğer tat veren malzemeler eklenir. Scotch viskisinin aromasi ve
tadı, suya ve kullanılan destilize metoduna bağlı. Scotch viskisi ve cin başta
renksizdir, viskinin rengi içinde olgunlaştığı fıçıda belirir. Viski, meşe
ağacından yapılmış fıçılarda olgunlaşır. Harman uzmanı, gerektiğinde karamelize
şeker ekleyerek viskinin rengini ayarlar. Cin ve votka gibi damıtılarak elde
edilen içkiler olgunlaşmadan imal edilir.
Scotch viskisinin alkol etkisi nedir? Destilize viskinin oranı 63.5%dir. En
düşük oran, 40%tir.
Diğer içkilerin alkol oranı nedir?
Kanyak, rom 40%
Votka,cin 37.5%
Şarap 20%
Şampanya 13.1%
Gurme Şarabı 20%
Sofra Şarabı 11%
Bira 3.13%-5.18%
Scotch viskisi nasıl içilmeli? Nasıl keyif alıyorsanız, öyle için. Scotch viskisi çok yönlü bir içkidir. Genelde sek veya çok az bir miktar su ile sunulur, ama buz ya da farklı içeceklerle karıştırılmış ferahlatıcı long drink de olabilir. Soda, maden suyu, limonata, ginger ale ile birlikte içilebilir. Son zamanlarda, harmanlanmış Scotch, yemeklerde şarap yerine içilen bir içki olarak tercih edilirken, sek maltlı Scotch, aperitif ya da yemek sonrası içilir.
Rom
Genellikle denizcilerin içkisi olarak bilinen rom, orta Amerika da
şekerkamışından üretilir. Sek olarak içildiği gibi değişik kokteyllerin
hazırlanmasında da kullanılır.
Şeker kamışından elde edilen ve rengi berrak beyazdan koyu kahverengiye kadar
değişen rom, orta Amerika ülkelerinde üretilir. Önceleri 'rumbullion' adı
verilen bu içkiye 1667 den sonra kısaca rom denilmeye başlanmıştır. Her bölgenin
uzun yıllardan beri kullandığı kendine has üretim yöntemleri vardır.
Üretimi
Rom, şekerkamışından şeker elde edildikten sonra geriye kalan posanın, belli
işlemlerden geçirilmesiyle üretilir. Posa önce suda eritilir. Sonra
mayalandırılıp damıtılır.
Çeşitleri
En az 5-7 yıl dinlendirilerek hazırlanan Jamaika romları % 43-49 oranında, ABD
de üretilen New England romu ise çok daha yüksek oranda alkol içerir. Cava
Adasında üretilin rom ise çok serttir. İlk kez 19. yüzyıl sonlarında üretilmeye
başlanan hafif romlar, en çok Porto Riko ve Virgin Adaları nda elde
edilmektedir. Esmer Jamaika romu, tropik içkilere has keskin aromaya sahiptir.
Sek içilecek romun mutlaka en iyi kalitede olması gerekir. Çoğunlukla değişik
tipteki romlar birbirine karıştırılarak 1-4 yıl süreyle dinlendirildikten sonra
satışa sunulur.
Şampanya
Şampanya, fermantasyonunu tamamlamış şaraba özel bir maya ve bir miktar şeker
ilave edilmesiyle elde edilir. Bunun için şampanya olacak şarap önce bir hazneye
doldurulur. Kapalı haznedeki maya; şekeri alkol ve karbonik aside ayırır.
Şarabın oluşmasından sonra bu ikinci fermantasyonda karbonik asit havaya
dağılamaz ve sıvıyı baskı altında tutar. Mayanın görevi sona erince maya
çıkartılır ve şampanya şarapta eritilmiş 'dozaj' denen şeker ile karıştırılıp
mantarlanır.
Şampanyayı sadece özel günlerde içenler, onun sadece ciddi yüzünü tanırlar. Oysa
şampanyanın daha kalender, renkli, keyifli ikinci bir yönü daha vardır.
İçilirken alınan keyif belli faktörlere bağlıdır.
Yıllanmış iyi bir şarap, şampanyaya aroma ve lezzet, dolayısı ile içim keyfi
verir.
Uzun süre mayalanmış şampanyada hava kabarcıkları daha kalıcı olur. Bu şampanya
içilirken de hissedilir.
Katılan şekerin dozajı ne kadar az olursa, şarabın tadı da o kadar iyi
algılanır.
Uzun süre maya ile fermante edilmiş şampanyalar, lezzetli olmaları açısından son
mantarlanmadan kısa bir süre sonra içilmelidir.
Şampanya içindeki şeker miktarına göre üçe ayrılır.
Traditional Dry: 1 litrede 17-34 gr. şeker ihtiva eder.
Demi Sec: Oldukça tatlı bir şampanya türüdür.
Brut veya Extra Dry: Şeker miktarı en az olan gruptur
Her üçünden de hem çok ucuz, hem de oldukça pahalı olanları vardır. Şampanyayı
sade içmek istediğinizde doğal olarak en iyisini tercih etmelisiniz. Ancak
kokteyllerde orta kalite şampanyalar kullanılabilir.
Nasıl servis edilir?
Özel anlarda, bir sevinci kutlamak, bir başarıyı onurlandırmak için içilen
şampanyanın her şeyden önce yeteri kadar soğuk olması gerekir. Gazlı bir içki
olduğundan özenle açılmalı, yersiz ve gereksiz sarsmalardan, sallamalardan
kaçınılmalıdır.
Şampanya, servisinden 20-25 dakika önce içinde buzlu su olan bir şarap kovasında
soğumaya bırakılır. Şampanyanın ideal soğukluğu 6-9ø arasındadır. İdeal
soğukluğuna ulaştıktan sonra şampanya ağzındaki yaldız ve tıpanın üzerindeki tel
başlığı çıkarılır, 45ø bir açıyla eğilir ve tıpa çevrilerek çıkarılır. Şampanya
servis edilirken kadehlerin 2/3 oranında dolu olması gerekir. En ideal kadeh
biçimi ise flüt denilen, tüp şeklinde ince ve uzun olanlardır.
Kadeh ayağının yüksekliği, elle kavrandığında şampanyaya değip ısıtmaması için
yeterince yüksek olmalıdır. Şampanya kadehi hiçbir zaman buzla soğutulmamalıdır.
Çünkü bu işlem şampanyanın tadını olumsuz yönde etkiler.
Grappa
Üzüm suyu şarap teknolojisinin gelişmediği dönemlerde buruk lezzetteki
şarapların yerine tüketilen içeceklerden biriydi. Ancak o zamanlar, üzümün çabuk
bozulup ekşimesini önleyecek olanaklar yoktu. Bundan 140 yıl önce, kısa bir süre
ısıtma yöntemiyle içindeki mikroorganizmaların öldürülmesi başarıldı ve böylece
şekerin alkol ve karbonik aside ayrılması önlenmiş oldu.
Üzüm suyu çıkarılması
Üzüm suyunun elde edilmesi şarap yapımından farklı değildir. Yöresine göre
üzümler eylül ve ekim aylarında toplanır. Suyu alınacak üzümlerin sağlıklı,
aromalı ve şeker ile asit oranlarının orantılı olmasına dikkat edilir.
İmalathanelerde ilk önce üzüm taneleri saplarından ayrılır, ezilir ve süzülür.
Daha sonra elde edilen üzüm suyu santrifuj edilip filtreden geçirilerek
berraklaştırılır. Bu işlemden sonra sıra pastörize edilmesine gelir. Pastörize
edilmeyen üzüm suları kısa sürede şaraplaşır! Bu işlem 80ø-85ø ısıda 20 saniye
tutulma esasına dayanır ve vitaminlerin kaybolmadan dayanıklılık sağlanır. Üzüm
suyu kırmızı veya beyaz renklidir. Bol miktarda meyva şekeri, kalium, kalsiyum,
magnezyum ve demir içerir. Tam anlamıyla bir enerji ve kalori deposudur. Meyva
suları arasında tüketim bakımından elma, portakal ve multivitamin meyva
sularından sonra dördüncü sırayı alır. Kanser ve kalp krizine karşı yapılan
araştırmalar üzüm suyunun şarap benzeri etkiye sahip olduğunu göstermektedir.
Çünkü şarabın içerisinde bulunan maddeler aynen üzüm suyunda da bulunmaktadır .